Otomatik düşünceler; bilinçli bir filtreden geçmeden ortaya çıkan bilişsel ürünlerdir. Bu bilişsel ürünler; kişinin çevresinde gelişen durumlara bağlı olarak oluşur; kişinin duygu ve davranışlarını doğrudan etkiler.
Otomatik düşünceler çoğu zaman geçmiş yaşam deneyimlerimizden öğrendiğimiz, zihinsel dünyamızın derinlerinde kayıtlı tutulan inançlarımızdan etkilenerek ortaya çıkar.

Otomatik düşünceler çok hızlı ve sürekli şekilde üretilir. Sıklıkla yaşanılan duruma çözüm üretmemelerine, hatalı ve gerçek dışı olmalarına, kişiyi sıkıntılı ruh hallerine ve işlevsiz davranışlara sürüklemesine rağmen; bireyler tarafından fark edilmesi ve sorgulanması kolay olmayan bilişsel ürünlerdir.
Ancak otomatik düşüncelerin özelliklerini tanıyarak ve kendimize doğru sorular sorarak onları keşfetmek ve sorgulamak mümkündür. Bu noktada ilk olarak; otomatik özelliklerini tanımak, hangi şekillerde kendilerini gösterebileceklerini bilmek gerekir.
Bir Otomatik Düşünce Örneği
Otomatik düşünceler sıklıkla sözel (içsel konuşma) yolla ortaya çıkar. Örneğin, patronunuz sizi hiç beklemediğiniz bir anda odasına çağırdı. Bu örnekte kişinin o anki içsel konuşmaları aşağıdaki gibi olabilir:
‘Acaba geçen günkü raporda bir sorun mu çıktı?’
‘Beni bu iş için sorumlu tutacak.’
‘Daha dikkatli olmalıydım.’
‘Yapacak bir şey yok, cezamı çekmek zorundayım.’
‘Başarısız olduğuma emin olacak.’
Zaman zaman bu içsel konuşmalara işitsel ve görsel algılar da dahil olabilir. Örneğin, kişi patronunun eleştirel konuşmasını kulağında duyabilir veya patronunun sinirli halini gözünde canlandırabilir.
Bu örnekteki kişi olduğunuzu hayal edin. Zihninizde canlanan bu düşünce ve imaj süreci sonunda neler hissetmeye başlarsınız? Muhtemelen kaygı, panik, suçluluk ve utanç olabilir. Elbette ki tüm bu sıkıntı veren duyguların bedenimizde ortaya çıkan tepkileri ve davranışlarımızı etkileyebileceğini de rahatlıkla öngörebiliriz.
Buradan şu sonuca varabiliriz; otomatik düşünceler bireylerin ruh halini ve eylemlerini doğrudan etkileyerek, kişilerin günlük işlevselliklerinde ve iyi oluş hallerinde belirleyici bir rol oynar. Bu nedenle otomatik düşünceleri keşfetmek ve hatalı doğalarını göz önünde bulundurarak onları sorgulamak ruh sağlığımız için oldukça önemlidir.
Otomatik Düşünceleri Nasıl Fark Edebiliriz?
Gün içinde sıkıntılı hissetmeye başladığınız anlarda veya sonrasında aşağıdaki soruları kendinize sorduktan sonra aklınızdan geçenleri bir kağıda not alabilirsiniz:

O anda aklımdan neler geçiyordu?
Kendi kendime neler söylüyordum?
Bu durumda ne olacağını düşünüyorum?
Bu durum benimle ilgili ne söylüyor?
O anda zihnimde canlanan bir görüntü veya hayal var mıydı?
Otomatik düşüncelerinizi fark etmek için pratik yaptıkça, onları daha kolay yakalayabildiğinizi göreceksiniz. Bu sayede düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınız arasındaki bağlantıyı daha net şekilde görmeye başlayacaksınız. Otomatik düşünceleri size doğru fırlatılan tenis toplarına benzetebiliriz. Tenisi yeni öğrenmeye başladığınızda muhtemelen topları takip etmekte zorlanacak, topların çoğunu ıskalayacaksınız. Ama zamanla size atılan toplara karşı dikkatiniz, topu takip etme beceriniz gelişecek ve hızlanacaksınız.
Elbette bu beceriyi bir bilişsel terapist eşliğinde, online veya yüz yüze yürütülecek psikoterapi seansları ile geliştirebilirsiniz.
Bu konuda size destek olabilecek ekibimizi incelemek için tıklayın >>
Diğer blog yazımızda bazı düşünce hatalarından bahsedeceğiz.