“Bu masaj bana terapi gibi geldi.”
“Öyle güzel sohbet ettik ki terapiye gitmiş kadar oldum.”
Terapi gibi sahne, terapi gibi şarkı, terapi gibi ortam…
Günlük hayatta, ruhumuza iyi gelen, huzur veren ve bizi rahatlatan deneyimler için sıklıkla “terapi gibi geldi” ifadesini kullanırız. Peki, “terapi gibi” gelen o his gerçekten terapiyle geliyor mu?

@severimarcos


Zihnimizde, terapiye dair genellikle pozitif bir imaj var: Sanki terapi, hayatımızın zorlayıcı duygularını, öfkemizi, üzüntümüzü, kırgınlıklarımızı alıp yerine huzur bırakacakmış gibi. Bu düşünce son derece doğal; çünkü “terapi” kelimesi, dilimize Fransızcadan geçerek, tedavi anlamına gelir. Tedavi ise iyileşmeyi, daha iyi hissetmeyi vadeder.
Ancak, psikoterapi her aşamasında iyi hissettiren bir süreç olmayabilir. Terapi, çoğu zaman kaçınmak istediğimiz gerçeklerle yüzleştiğimiz, sancılı, acı verici bir deneyim de olabilir. Hatta bazen, devam etmek bile istemeyeceğimiz kadar zorlayıcı hissettirebilir. Peki, “Zaten iyi hissetmiyorsam neden kendimi daha da kötü hissedebileceğim bir yere gideyim?” diye sorabilirsiniz. Terapinin amacı acıyı tamamen yok etmek değil, onunla nasıl sağlıklı bir şekilde başa çıkabileceğimizi öğrenmek ve gerçekle olan ilişkimizi onarıp psikolojik esneklik kazanmamızı sağlamaktır.


Bu süreç, duygularımızın ve düşüncelerimizin restorasyonundan geçmek gibidir ve çoğu zaman zorludur. İşte burada, terapist devreye girer. Terapistiniz, bu zorlu yolculukta size eşlik ederek anlaşıldığınızı hissettirir, güvenli bir alan yaratır ve süreci daha katlanabilir hale getirir. Bu süreci şöyle bir örnekle daha kolay anlayabiliriz: Açık bir yaranız olduğunda, iyileşmesi için pansuman yaptırmanız gerekir; ancak o pansuman sırasında canınız daha da yanabilir. Psikoterapi de böyledir. Yaranın iyileşeceğini vadeder ama iyileşirken canınızın yanmayacağına dair söz vermez. Bu süreçte terapistiniz, bazen canınızı yakan birisi gibi görünürken, bazen de omzunuza konan şefkatli bir el olur.


Bu yazının amacı, terapiye dair algımızı daha gerçekçi bir zemine oturtmak ve gerçekle olan ilişkimizin onarılmasına katkıda bulunmaktır.


Klinik Psikolog Betül Albayrak

Tüm Yazıları >>