Günümüzde intihar en ciddi ruh sağlığı meselelerinden birisidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ)
paylaştığı rapora göre dünyada her yıl 700.000’den fazla kişi intihar nedeni ile hayatını
kaybetmektedir. Bu sayı her 40 saniyede 1 kişinin hayatına son verdiğini ortaya koymaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) intihar verilerine baktığımızda 2023 yılında yaşamına son
veren 4061 kişi olduğu görülmektedir. 2023 yılında intihar sebebiyle hayatını kaybeden bireylerin
%75’i erkek, %25’i kadındır.

Genellikle yayınlanan bu resmi veriler yalnızca ölümle sonuçlanan intihar olaylarını raporlamakta,
intihar girişimlerini (ölümle sonuçlanmamış intihar) veya intihar düşüncelerini içermemektedir.
İntihar girişimlerinin ölümle sonuçlanan intiharlardan en az 8-10 kat daha fazla olduğu
düşünülmektedir. İntihar düşüncelerinin yaygınlığını ise oldukça belirsizdir.
Her intiharın sosyal, ruhsal ve ekonomik açıdan sonuçları vardır. Bu nedenle intiharın topluma
etkisi yalnızca bireylerin intihar sonucu hayatlarını kaybetmesi ile sınırlı görülmemelidir.
İntihar, ölen bireyin yakın ilişkide olduğu aile bireyleri ve arkadaşları için travmatik bir yaşantı
olması nedeniyle depresyon veya travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal sağlık sorunlarına yol
açabilmektedir. Diğer yandan, çeşitli kanallar aracılığıyla intihardan haberdar olan diğer kişiler de
doğrudan veya dolaylı olarak bu gerçekten derinden etkilenmektedir.
İntiharın Nedenleri
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. İntihar; psikodinamik, sosyodinamik, biyolojik ve kalıtımsal
nedenlerle ortaya çıkabilen karmaşık bir olgudur. İntiharın psikodinamik yönü kişilerin ruhsal
özellikleri üzerinde durur. İntiharın psikodinamik yönüne baktığımızda bazı ortak yaşantılar
karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan ilki; baş edilemez olarak görünen yaşam problemlerin varlığıdır.
Kişi, bu sorunlar karşısında kendini ümitsiz, yalnız ve çaresiz hissetmektedir. Kişi, bu noktada
intiharı acıdan kaçış olarak görmeye başlayabilir ve diğer çözüm seçeneklerini göremez hale
gelebilir.
Öte yandan, intihar yalnızca ruhsal değil toplumsal ve politik bağlamda da incelenmesi gereken bir
olgudur. Ekonomik sorunlar, politik şiddet, kaotik toplumsal ortam bireylerde intihar eğilimine yol
açabilir veya intihar eğiliminin sürdürülmesinde rol oynayabilir.
İntihar riskini arttırabilecek bazı unsurlar şu şekilde sıralanabilir:
- Günlük yaşamdaki problemler (ekonomik sıkıntılar, fiziksel rahatsızlıklar, bir yakının vefatı, sosyal
izolasyon, boşanma, işsizlik vb.) - Yakın çevrede intihar öyküsünün varlığı
- Travmalar
- Ruhsal problemler (özellikle depresyon, bipolar bozukluk, sınırda kişilik bozukluğu)
- Alkol ve maddenin kötüye kullanımı
İntihar Önlenebilir Bir Halk Sağlığı Sorunudur: Ama Nasıl?
İntiharın toplumda açıkça tartışılmasının önüne geçen her durum intiharın önlenmesine engel teşkil
eder. İntihar zorlayıcı duygular uyandıran doğası gereği konuşulması zor bir olgu olsa da önemli bir
halk sağlığı sorunu olarak açıkça tartışılmalıdır.

İntiharın tartışılmasının önündeki en büyük engel ise toplumsal önyargılar ve etiketleme kültürüdür.
Etiketleme kültürü intiharı düşünen birçok kişinin yardım almasını engellemektedir. Dünya İntihar
Farkındalığı Ayı olan Eylül ayı, intiharla ilgili toplumsal farkındalığın arttırılmasının hedeflendiği
önemli bir aydır. İntiharı önlemede en önemli stratejiler intiharla ilgili açık konuşmaların teşvik
edilmesi ve bu konudaki tabuların yıkılmasıdır.
Bu nedenle, damgalama ve etiketleme kültüründen vazgeçilmeli; anlayış ve destek ön plana çıkarılmalı; ruh sağlığı hizmetleri öncelikli ve ulaşılabilir kılınmalıdır. CDC intiharın önlenmesine vurgu yaparak bazı stratejiler yayınladı.
Bu stratejiler şu şekilde sıralanabilir:
- Ekonomik olarak bireylerin desteklenmesi
- Destekleyici çevrenin inşaa edilmesi
- İntihar ile ilgili tedavi hizmetlerine ulaşılabilirliğin arttırılması
- Sağlıklı sosyal ilişkilerin geliştirilmesi
- Bireylerin problem çözme kapasitelerinin geliştirilmesi
- Özellikle risk altındaki bireylerin belirlenmesi ve destek oluşturulması
- Gelecekteki risklerin belirlemek ve intiharın yarattığı zararların azaltılması
İntihar Durumunda Yakınıma Nasıl Yardım Edebilirim?
Öncelikle yakınınızın intihar düşüncesi olduğunu öğrendikten sonra korku, kaygı ve panik
hissedebilirsiniz. Bu noktada yakınınıza nasıl yaklaşmanız gerektiğini öğrenmek yoğun duygular
içindeyken yanlış tutumlardan sizi koruyacaktır. Bilmelisiniz ki, intihar bir yardım talebidir. Bu talebi
görmezden gelmemek çok önemlidir.
- İntihar riskini görmezden gelmeyin ve ciddiye alın.
- Yakınınız sizinle konuştuğunda duygularını ve düşüncelerine alan açın. Hissettiği zorlayıcı
duyguları paylaşmasına müsaade edin ve yanında olduğunuzu hissettirin. Eğer gereken desteği
veremeyeceğinizi düşünüyorsanız ya da yakınınız duygu ve düşüncelerini sizinle paylaşmakta
zorlanıyorsa güvendiği başka birisi ile konuşması için motive edin. - Mutlaka bir uzmandan destek almasını sağlayın.
- Kendine zarar verebileceği alet ve maddeleri saklayın.
- En önemlisi eleştirel ve yargılayıcı tutumda olmayın.
- İntihar girişimi ile karşılaşıldığı durumda tıbbi desteğin sağlanması girişimin doğurabileceği riskleri düşürmek açısından oldukça önemlidir. İntihar girişimi anında 112 Acil servisten destek alınabilir.
- İntihar girişimi sonrasında ise psikiyatrik yardım iyileşme için hayati bir öneme sahiptir. İntihar riski bulunan kişinin uzman bir psikiyatriste veya psikoloğa başvurduğundan emin olunmalı ve süreç yakından takip edilmelidir.
Unutmayalım ki, intihar doğru tedavi ve destek ile önlenebilir.
Kaynakça:
https://www.cdc.gov/suicide/prevention/index.html
https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Olum-ve-Olum-Nedeni-Istatistikleri-2023-53709
Alptekin, K., & Duyan, V. (2014). İntihar Ve Intihar Girişimi: Kavramlar, Yaygınlık, müdahale,
önleme Ve Öyküler. Yeni İnsan Yayınevi.