Little Miss Sunshine filminde küçük Oliver’ı güzellik yarışmasına götürmek için tüm aile bir yolculuğa çıkıyor.
Film bu yolculukta yaşanılan acı ve üzüntülerle ailenin hayatlarımızdaki destek rolünü vurguluyur. Ailenin çıktığı bu seyahat ailede olumlu bir değişimin yaşanmasına sebep oluyor.

Filmde aile üyeleri Frank, Dwayne, Richard, Olive, Sheryl ve büyükbabadır. Filmde Frank karakteri hayatta tutunduğu iki büyük şeyi aşkı ve işini kaybedince derin bir umutsuzluk içine düşer, ağır bir depresyon yaşar. Melges (1969) depresyonda umutsuzluğun en temel sorunlardan biri olduğunu vurgulamıştır. Umutsuzluktan kurtulamayan Frank intihar eder. Ailesi bu olaydan sonra onu evlerine alırlar.
Logoterapinin öncüsü olan Victor Frankl, insanların yaşamına devam edebilmeleri için anlamın çok önemli olduğunu belirtmiştir (Schulenberg, 2008). Duygusal ve sosyal olarak hayatındaki tüm hedeflerini kaybeden Frank Hoover ailesiyle beraber yaşamaya başladığında kendisini toparlamaya başlar çünkü aile ona yeni bir hedef ve hayatına anlam verir.
Beck (1967), depresyon yaşayan hastaların %78′ oranından daha fazlasının geleceğe olumsuz bir şekilde baktığını belirtmiştir. Hoover ailesi Frank’e geleceğe dair olumlu bakış açısı geliştirmesine yardımcı olur ve Frank’in hayatını hep birlikte kurtarırlar.
Filmde Dwayne karakteri sessizlik yemini eden, içedönük ve anti-sosyal tutumlar gösteren bir karakterdir.
Jung’a göre içedönükler kendi içlerine odaklanarak güçlenirler, aynı zamanda yalnızlığı seven, sessiz tiplerdir (Magnavita, 2016).
Dwanyne karakteri de derin düşünceleri olan hedefleri için kendi kabuğuna çekilen büyük düşünceleri olan bir içedönük bir karakterdir. Aile Dwayn’in hedefine ulaşmak için gösterdiği çabayı takdir etmiştir ve davranışlarını eleştirmeyerek örnek bir aile tutumu sergilemiştir.
Dwayne renk körü olduğunu öğrendiğinde de yine ailesi onu ve kararlarını destekleyerek, onun tekrar güçlü hissetmesini sağlamışlardır. Hoover ailesi bu şekilde davranarak aile bütünlüğünü korumuşlardır.
Aile bütünlüğü, aile üyelerinin aile içindeki sorumluluklarını sevgiyle ve içtenlikle sürdürmesini ifade etmektedir (Antonovsky, 1993). Ailede üyelerinden biri yaşamda zorluklar yaşadığında eğer aile bütünlüğü olan bir ailesi varsa, bu o bireyin yaşadığı olumsuzluklara karşı kendilerini güçlü ve dirençli hissetmelerini sağladığı belirtilmektedir. Ayrıca, netlik, düzen, hayat amacına sahip olmak, istikrar ve aidiyet duygusu aile bireylerinin aile bütünlüğüne olan bağlılıklarını süreklileştirmektedir (Şentürk, 2008).
Anne karakteri Sheryl’nin film boyunca aile bütünlüğünü sürdürmek için ciddi çaba gösterdiği görülmektedir onun bu güçlü kişiliği ve pozitif tutumu aile olma işlevini kaybetmiş Hoover ailesini yeniden işleyen bir aileye dönüşmesinde etkili olmuştur.
Pozitif psikoloji, bireyin hayatını bulunduğu durumdan daha ileri konuma götürmesine fayda sağlayan, bireyin zayıf yanlarına değil güçlü yönlerine odaklanan, probleme değil çözüme odaklanan bir yaklaşımdır (Peterson, 2000). Sherly ve Hoover ailesinin karşılaştıkları zorluklara rağmen (dedenin vefat etmesi, arabalarının bozulması) pozitif bir tutum sergilemeleri ailelerinde köklü değişimlere neden olmuştur.
REFERENCES:
Antonovsky, A. (1993). The structure and properties of the Sense of Coherence Scale. Social Science and Medicine, 36, 725–733.
Beck A.T. (1967). Depression: Clinical, experimental and the theoritical aspects. New York, Hoeber Medical Division, Harper and Row.
Jung, C.G. (1999). Keşfedilmemiş Benlik, C. Sınay.(Çev.). İstanbul: İlhan Yayınevi.
Magnavita, J,J. (2016). Kişilik Kuramları, Psikoterapi Enstitüsü. (Çev.). 1.Baskı. Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.
Melges F.T. (1969). Types of hopelessness in psychological process. Arch Gen Psychiatry, 20: 690-699
Peterson, C. (2000). The future of optimism. American Psychologist, 55(1), 44–55.
Schulenberg S.E. (2008). Hutzell RR, Nassif C, Rogina JM. Logotherapy for clinical practice. Psychotherapy (Chic) 45(4),447-63.
Şentürk, Ü. (2008). Aile kurumuna yönelik güncel riskler. Sosyal Politika Çalışmaları Dergisi, 14(14), 7-31.